TCMB Faiz Kararı Konut Piyasasını Nasıl Etkiledi?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Temmuz 2026 tarihli Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Piyasanın merakla beklediği TCMB faiz kararı konut piyasası üzerindeki etkisini bir kez daha gündeme taşıdı. Bir sonraki toplantı 10 Eylül 2026'da yapılacak; bu da alıcılar ve satıcılar için en az bir ay daha "mevcut koşullarda karar verme" dönemi anlamına geliyor. Peki faizin sabit kalması konut kredisi maliyetlerini, satış rakamlarını ve İzmir gibi büyükşehirlerdeki talebi nasıl etkiliyor?
TCMB Faiz Kararı Konut Piyasasını Nasıl Etkiliyor?
Merkez Bankası, bir önceki toplantıda politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 38'den yüzde 37'ye çekmişti. Temmuz ayında ise "bekle-gör" tavrını sürdürerek faizi sabit bıraktı. Kurul, enflasyonda kademeli bir iyileşme görülse de fiyat istikrarına yönelik risklerin tamamen ortadan kalkmadığını değerlendirdi. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faizi ise yüzde 35,5 olarak korundu; bu koridor bankaların fonlama maliyetini ve dolayısıyla kredi fiyatlamasını doğrudan etkiliyor.
Bankaların konut kredisi faiz oranlarına yansıması ise sınırlı kaldı: son 12 ayda konut kredisi faizleri yüzde 2,48 ile yüzde 2,97 aralığında (aylık) seyretti. Ağustos sonu itibarıyla 500.000 TL, 120 ay vadeli konut kredisinde en avantajlı teklifler aylık yüzde 2,87 civarında bankalardan geliyor. Kısacası, politika faizindeki her hareket kredi faizine bire bir yansımıyor; bankalar sürdürülebilir bir enflasyon düşüşü görmeden radikal indirime gitmiyor. Alıcı için pratik sonuç şu: kredi maliyeti hâlâ yüksek, ama bankalar arası fark alıcının lehine kullanılabilecek kadar geniş.

Temmuz 2026'da Konut Satışları Ne Durumda?
TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde Temmuz 2026'da 123.603 konut satıldı; bu rakam geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17 gerilemeye işaret ediyor. Detaylara bakıldığında tablo şöyle:
- İlk el konut satışları yüzde 8,6 azalarak 42.529 oldu (toplamın yüzde 34,4'ü).
- İkinci el konut satışları yüzde 20,8 gerileyerek 81.074'e düştü (toplamın yüzde 65,6'sı).
- İpotekli konut satışları ise tam tersi yönde hareket etti: yüzde 23,7 artışla 23.888'e yükseldi.
- Yabancılara yapılan konut satışları yüzde 1,9 artışla 2.120 oldu.
Bu tablo, genel satış hacminde bir yavaşlama olsa da kredili alımların canlandığını gösteriyor. Yüksek faiz ortamında bile bankaların kampanyalı konut kredisi dönemlerinde alıcıların krediyi tercih ettiği, peşin alım gücü sınırlı olan ailelerin ise beklemeyi sürdürdüğü anlaşılıyor. İpotekli satışların payının artması, orta vadede bankaların kredi musluklarını daha da araladığı senaryoda satış hacminin hızla toparlanabileceğine işaret ediyor.
Ayrıca yükselen kira artış oranlarıyla birlikte "kiralamak yerine kredi ile satın almak daha mantıklı mı" sorusu da yeniden gündeme geliyor. Aylık taksit ile kira bedeli arasındaki makas daralan hanehalkları için, uzun vadeli sabit taksitli konut kredisi bir güvence unsuru olarak öne çıkıyor.
Ev Almak İçin Doğru Zaman mı?
Konut kredisi faizlerinin kademeli gerileme eğiliminde olması, önümüzdeki aylarda kredili taleplerin artabileceğine işaret ediyor. Ancak politika faizinin yüzde 37'de sabit kalması, bankaların da temkinli davrandığının bir göstergesi. Alıcılar için pratik öneriler:
- Kredi teklif oranlarını farklı bankalardan karşılaştırın; aylık 0,05-0,10 puanlık fark bile 120 ay vadede önemli bir toplam maliyet farkına dönüşüyor.
- İkinci el konutta fiyat esnekliği ilk elden daha fazla; pazarlık payını değerlendirin.
- Eylül ayındaki PPK toplantısını takip ederek kredi başvuru zamanlamanızı buna göre planlayın.
- Peşinat oranınızı yükseltebiliyorsanız, aylık taksit yükünü azaltarak kredi onay şansınızı artırabilirsiniz.
Uzman görüşü genellikle şu yönde: faizin dibini yakalamaya çalışmak yerine, kendi bütçenize uygun, sürdürülebilir bir taksit planı bulduğunuzda hareket etmek daha sağlıklı bir strateji. Piyasa faizleri her ay küçük değişiklikler gösterse de konut fiyatlarındaki reel hareketler daha belirleyici olabiliyor.
Kredi maliyetinin yanı sıra işlem maliyetlerini de göz ardı etmemek gerekiyor. Tapu harcı, ekspertiz ücreti ve varsa komisyon gibi kalemler toplam bütçenin yüzde 4-5'ine kadar çıkabiliyor; bu nedenle teklif karşılaştırmasını yalnızca aylık taksit üzerinden değil, toplam maliyet üzerinden yapmak daha sağlıklı bir tablo veriyor.

İzmir Bornova'da Piyasa Görünümü ve Pi Grup Emlak
İzmir genelinde, özellikle Bornova'da, ulaşım aksları ve üniversiteye yakınlık nedeniyle kiralık ve satılık konut talebi yıl boyunca istikrarını koruyor. Ulusal ölçekte satışlar yavaşlarken, Bornova'daki ikinci el konut stokunda fiyat esnekliği olan, iyi konumlanmış projeler öne çıkmaya devam ediyor. Kredili alımların ulusal düzeyde artış göstermesi, bölgemizde de banka onaylı, krediye uygun konutlara olan ilgiyi canlı tutuyor.
Pi Grup Emlak Gayrimenkul olarak, güncel satılık ve kiralık ilanlarımız arasında bölgenin kredi uygunluğu yüksek seçeneklerini müşterilerimizle paylaşıyor, konut kredisi süreçlerinde de yol gösteriyoruz. Deneyimli danışman kadromuzu tanımak isterseniz ekibimiz sayfamızı inceleyebilirsiniz.
TCMB faiz kararı konut piyasası dinamiklerini şekillendirmeye devam ederken, doğru zamanlama ve doğru danışmanlık en az kredi faizi kadar belirleyici. Bornova ve çevresinde ev almayı ya da satmayı planlıyorsanız, güncel piyasa verilerine dayalı bir değerlendirme için Pi Grup Emlak ile iletişime geçin; ihtiyacınıza en uygun seçenekleri birlikte belirleyelim.